Bazı Uçucu Yağların Macrosiphum rosae (L.) (Hemiptera: Aphididae)‘ya İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi

dc.contributor.authorBudak, Eda
dc.contributor.authorYiğit, Şeyma
dc.contributor.authorAşkın, Ali Kaan
dc.contributor.authorAkça, İzzet
dc.contributor.authorSaruhan, İslam
dc.date.accessioned2024-10-29T17:53:12Z
dc.date.available2024-10-29T17:53:12Z
dc.date.issued2022
dc.departmentTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
dc.description.abstractSüs bitkilerinin içerisinde önemli bir yere sahip olan gülün en önemli zararlılarından birisi de Gül yaprak biti Macrosiphum rosae (L.) (Hemiptera: Aphididae)’dir. M. rosae, bitki öz suyunu emerek beslenir. Gül yaprak bitleri, koloniler halinde sürgün, yaprak ve tomurcuklarda bulunur. Gül yaprak biti tomurcuk ve yeni sürgünlerin büyümesini geciktirmektedir. Bu nedenle bu zararlılara karşı genellikle kimyasal mücadele uygulanmaktadır. Ancak mücadelede kullanılan kimyasalların çevre ve insan sağlığına olan zararlı etkileri alternatif mücadele yöntemlerinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Bu çalışmada, farklı bitkisel uçucu yağların Gül yaprak biti M. rosae üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Deneme 25 ±5 °C sıcaklık, %60±10 nem ve 16:8 fotoperiyot koşullarına sahip iklim odalarında gerçekleşmiştir. Bitkisel yağlar püskürtme yöntemiyle uygulanmıştır ve kontrol uygulamasında saf su kullanılmıştır. Uygulamadan 24, 48, 72 ve 96 saat sonra ölü bireyler sayılmıştır. Denemeler 5 tekerrürlü olarak kontrollü koşullar altında yürütülmüştür. Bitkisel yağların etkisi Abbott formülü kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; Aloe vera (Aloe barbadensis), Çay ağacı (Melaleuca alternifolia), Okaliptus (Eucalyptus globulus), Sarımsak (Allium sativum)’ın %1’lik dozlarında 96 saat sonra M. rosae üzerindeki ölüm oranları sırasıyla Aloe vera’da %80.8; çay ağacında ve okaliptüste %78.72; sarımsakta %74.46 oranında bulunmuştur. LC90 değerleri Aloe barbadensis’in 1.14; Melaleuca alternifolia 1.15; Eucalyptus globulus 1.14 ve Allium sativum’un 1.27 bulunmuştur. Çalışma sonucunda, ölüm oranları ve LC90 değerlendirildiğinde en fazla Aloe vera olmak üzere her dört uçucu yağın da değerleri birbirine çok yakın olarak bulunmuş olup, M. rosae mücadelesinde etkili olabileceği görülmektedir. Bu uçucu yağlar, söz konusu Yaprak bitinin mücadelesinde ölüm oranlarının yüksek olması, bitkisel kökenli olmaları nedeniyle ve çevreye olumsuz etkisinin bulunmaması açısından tercih edilebilir.
dc.identifier.doi10.33462/jotaf.893660
dc.identifier.endpage107
dc.identifier.issn1302-7050
dc.identifier.issn2146-5894
dc.identifier.issue1en_US
dc.identifier.startpage101
dc.identifier.trdizinid1151435
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.33462/jotaf.893660
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1151435
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.11776/13449
dc.identifier.volume19
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectBitkisel yağ
dc.subjectBiyolojik aktivite
dc.subjectToksik etki
dc.subjectMacrosiphum rosae
dc.subjectGül
dc.titleBazı Uçucu Yağların Macrosiphum rosae (L.) (Hemiptera: Aphididae)‘ya İnsektisidal Etkilerinin Belirlenmesi
dc.typeArticle

Dosyalar