Ölünün Ardından Ağlamaya Dair Rivayetlerin Değerlendirilmesi
Yükleniyor...
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Her fani için kaçınılmaz son olan ölüm, geride kalanlar için bir hüzün se-bebidir. Bazı insanlar bu hüznü gözyaşı olarak dışa yansıtırken bazıları ölüm gerçeğine isyan edercesine feryat figan ederek ağlamakta, bazıları da âdet, gereği ya da gösteriş olarak ağıt yakıp taşkınlık yapmaktadır. Bu nedenle ölen bir insanın ardından hüzünlenmenin, gözyaşı döküp sesli veya sessiz ağla-manın, cahiliyedeki gibi feryat figan edip ağıt yakmanın, yaka paça yırtıp saç baş yolmanın İslâm’daki yerini rivayetlerle ve âlimlerin yorumlarıyla ortaya koymanın önemi tartışılmaz. Ölen bir insanın ardından hüzünlenip gözyaşı dökerek ağlamanın câiz olmadığını söylemek mümkün değildir. Zira bu du-rum fıtrat/yaratılış gereği ve merhamet eseridir. Hz. Peygamber ile Hz. Ömer (ö. 23/644), Hz. Fâtıma (ö. 11/632), İbn Mes’ud (ö. 32/652-53), İbn Ömer (ö. 73/692) gibi sahâbîler de sevdiklerinin vefatı sebebiyle ağlamışlardır. Ancak rivayetlerden, ölen kişinin meziyet ve güzelliklerini sayarak ve bağırıp çağıra-rak ağlamanın, yüze vurmanın, yaka paça yırtıp saç baş yolmanın, ölümü ça-ğırmanın câiz olmadığı, ölen birinin ardından bu şekilde ağlanması ve bunda ölen kişinin etkisi ve katkısı olması durumunda o kişinin azap göreceği anla-şılmaktadır. Bu makale, Hz. Peygamber ve bazı sahâbenin ölen yakınlarına ağladığına dair rivayetler ile yasak olan ağlama ve davranışları belirten riva-yetleri sunmayı, dirinin ağlaması sebebiyle ölüye azap edileceğine dair riva-yetleri ve ilgili yorumları nakledip değerlendirmeyi, câiz olmayan davranış ve ağlama biçimlerini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Death, which is an inevitable end for every mortal, is also a cause of sor-row for those who stayed behind. While some people express this sadness by tears, some others externalise it by crying aloud as a rebellion. There are also some who lament the death wildly as a result of the tradition or an intend of making show. The importance of revealing the position of these actions and the judgement about them in Islamic worldview by relying on the narrations, is indisputable. It is not possible to say that crying with sorrow after the death of a person is not permissible since it is the result of the human nature [fitrah] and mercy. The Prophet Muhammad [pbuh] as well as the companions Omar (d. 23/644), Fatimah (d. 11/632), Ibn Mes’ud (d. 32/652-53) and Ibn Omar (d. 73/692) cried after the death of their loved ones. However it is understood from the narrations that it is not permissible to count the merits and virtues of the dead by crying loudly, hitting the face and head, tearing the clothes and calling the death. Furthermore such acts will cause the dead one to suffer tor-ment if he or she has an effect on and contribution to these acts come out. This article aims to present the Prophetic narrations about the issues mentioned above, to comment on them and also to reveal the right and wrong crying and behaviour patterns.
Death, which is an inevitable end for every mortal, is also a cause of sor-row for those who stayed behind. While some people express this sadness by tears, some others externalise it by crying aloud as a rebellion. There are also some who lament the death wildly as a result of the tradition or an intend of making show. The importance of revealing the position of these actions and the judgement about them in Islamic worldview by relying on the narrations, is indisputable. It is not possible to say that crying with sorrow after the death of a person is not permissible since it is the result of the human nature [fitrah] and mercy. The Prophet Muhammad [pbuh] as well as the companions Omar (d. 23/644), Fatimah (d. 11/632), Ibn Mes’ud (d. 32/652-53) and Ibn Omar (d. 73/692) cried after the death of their loved ones. However it is understood from the narrations that it is not permissible to count the merits and virtues of the dead by crying loudly, hitting the face and head, tearing the clothes and calling the death. Furthermore such acts will cause the dead one to suffer tor-ment if he or she has an effect on and contribution to these acts come out. This article aims to present the Prophetic narrations about the issues mentioned above, to comment on them and also to reveal the right and wrong crying and behaviour patterns.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Hadis, ağlamak, ağıt, ölü, azap, Hadith, cry, lament, dead, torment
Kaynak
Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
4
Sayı
2