Ruksolitinib ile Engellenen Glioblastoma İnvazyonunda AnjiyomiR’lerin Ekspresyon Profili

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: MikroRNA’lar (miR), insan genomunda gen ifadesinin düzenlenmesinde önemli rolü olan düzenleyicilerdir. Son yıllarda anjiyogenezde rol oynayan spesifik bir miR grubu tanımlanmış (anjiyo-miR) ve bazı anjiyo-miR’lerin gliomalarda etkin rol oynadıkları ortaya konmuştur. Bu çalışmada, glioblastoma hücrelerindeki anjiyo-miR’lerin ifade değerlerindeki değişiklikleri ve bu değişikliklerin invazyon ve tümör büyümesi ile ilişkisini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, insan glioblastoma hücre hattı U-87 MG kullanılarak glioblastoma tümör sferoidleri elde edildi. Matrigel yöntemi ile tümör sferoidlerine 48 saat süresince 50 nM, 100 nM and 200 nM ruksolitinib uygulandı. Kırk sekiz saat tedaviden sonra glioblastoma tümör sferoidlerinde tümör hacmi ve invazyon oluşumu relatif yüzde tümör gelişimi ve relatif yüzde invazyon alanı ölçüldü. Aynı zamanda, niceliksel gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (qRT-PZR) analizi yapıldı ve miR ifade değerleri belirlendi. Farklı şekillerde ifade edilen miRNA’ların modelini görüntülemek için normalize edilen miRNA ifade değerleri kullanılarak heatmap ve volcano plot analizleri ile seçilen en önemli (importance features) miRNA’lar gösterildi. Bulgular: Tümör sferoidlerine 50 nM, 100 nM ve 200 nM ruksolitinib uygulamasının tümör hacmi ve invazyon üzerine etkisi değerlendirildiğinde, uygulanan her dozda anlamlı fark saptandı. Ancak 200 nM ruksolitinib dozunda tümör yayılımını engelleyici etkisinin en yüksek olduğu gözlendi. 200 nM ruksolitinib uygulaması ile qRT-PZR testi ile elde edilen miR ifade değerleri incelendiğinde 10 miR’nin ifade değerlerinin arttığı, 4 tanesinin ifade değerlerinin ise azaldığı belirlendi. Sonuç: Sonuç olarak anjiyo-miR ifade değerleri gliomaların prognostik sürecini daha iyi anlamamızı sağlayabilmeleri açısından önemlidirler. Çoklu susturma özellikleri sayesinde glioblastomalar için yeni terapötik hedefler ve prognostik biyobelirteçler olarak kullanılabilmesi açısından ileri çalışmalarla kliniğe katkı sağlayabilirler

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Namık Kemal Tıp Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

10

Sayı

1

Künye