Oluşumsal Yapısalcılığın İlkeleri ve Zola’nın Emek Adlı Romanı Üzerinde Çözümleme

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2020

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Toplumsal çatışmaların veya toplum yaşamının düzenli işlemesine engel olan durumları içeren romanlar, toplumcu gerçekçilik anlayışını benimseyen Marksçı öğreti ve bu öğretiden çıkmış eleştiri yöntemleri için oldukça uygun birer inceleme alanıdır. Toplumbilimsel eleştiri yöntemlerinden birini oluşturan Lucien Goldmann’ın oluşumsal yapısalcılık yöntemi de anamalcı dizgenin neden olduğu sorunları ve mutsuzlukları ve bunlara karşı önerilen çözüm yollarını anlatan romanların çözümlenmesi veya eleştirisinde verimli sonuçlar ortaya koyar. Romanın içyapılarının yanı sıra oluşum sürecini etkileyen ve tetikleyen metin dışı yapıları da araştırmayı öneren yöntem, toplumun aydın temsilcisi konumundaki yazarın, sorunlar karşısında oluşturduğu dünya görüşünün sorgulamasını yapar. Yöntemin uygulanması aşamasında farklı yapıların derinlemesine araştırılması tutarlı açıklamaları doğurur. Ütopik sosyalizmin savunulmasının yapıldığı Zola’nın Emek adlı yapıtı, işçi emeğinin özgürleşmesine bağlı olarak yaşamdaki tüm duygu ve hazların anlam kazanacağı ve insanlığın bu sayede mutluluğa ereceği tezi üzerine kuruludur. Sanayiye koşut olarak gelişen burjuva sınıfının XIX. yüzyılda yaptığı emek sömürüsünün insanları köleleştirdiğine yer veren yapıt, emek köleliğinden kurtulmak için yeni bir dizge önerir. Yapıt, işçi sınıfının her geçen gün biraz daha yoksullaşmasına neden olan ağır koşulların mantıklı ve akılcı çözümlerle üstesinden gelinebileceğini gösterirken, Zola’nın ütopik sosyalist Fourrier, Saint-Simon ve daha birçok toplumcu sosyalist düşünür ve yazarlardan esinlenerek oluşturduğu düşüncelerini doğalcı yöntemlerle sunar.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Manas Journal of Social Studies

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

9

Sayı

2

Künye