Şems-i Sivâsî’nin İrşâdü’l-Avâm Adlı Mesnevîsi Bağlamında Müteşeyyih Kimselere Dâir Görüşleri ve Değerlendirilmesi

dc.contributor.authorGöztepe, Yüksel
dc.contributor.authorÇınar, Fatih
dc.date.accessioned2024-10-29T17:55:09Z
dc.date.available2024-10-29T17:55:09Z
dc.date.issued2021
dc.departmentTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
dc.description.abstractŞems-i Sivâsî, Halvetiyye tarikatının ana şubelerinden biri olan Sivâsiyye kolunun müessisidir. On altıncı yüzyılın ilmî, siyâsî, kültürel ve dinî sahalarında derin izler bırakan Sivâsî, memleketi Zile’den Sivas’a hicret ettikten sonra ilk olarak İrşâdü’l-avâm adlı bir eser kaleme almış ve bu çalışmada nefsin ıslahı, mürşid-i kâmilin gerekliliği, mürşidlerin özellikleri ve nefsi ıslah konusundaki fonksiyonları gibi başlıklarla döneminde gözlemlediği ve zaman zaman istismar edildiğini düşündüğü mânevî yolculuğun kılavuzlarını konu edinmiştir. Eserin isminden de anlaşılacağı üzere Sivâsî, mânevî seyrin inceliklerini bilmedikleri için şekle aldanıp süslü sözlere kanan ve layık olmadıkları halde şeyhlik makamını işgal edenleri kendilerine rehber edinenleri uyarmayı hedef olarak belirlemiştir. Sivâsî bu hedefine uygun olarak eserde sahte şeyhlerin itikâdî, amelî ve ahlâkî konulardaki sapmalarını âyetler, hadisler, naklettiği kıssalar ve kullandığı çeşitli metaforlarla gözler önüne sermiştir. O, tasavvufî sistemin istismar edilmesi noktasında şeyhlik/mürşid-i kâmillik konumunun son derece önemli olduğunu belirtmiş ve ilk dönemlerden itibaren bu konumun istismarına yönelik yapılan eleştiri ve uyarılara katkı sağlamıştır. Bu anlamda Hasan-ı Basrî, İmâm-ı Gazzâlî, Ahmed-i Yesevî, Mevlânâ, Necmeddîn-i Dâye ve Kâşânî’nin de ifade ettiği gibi, müteşeyyihlere dair uyarılarda bulunan bir geleneğin on altıncı asırdaki temsilcilerinden biri olmuştur. Günümüzde de çeşitli vesilelerle tartışma konusu haline gelen bu hususta Sivâsî’nin bir şeyh olarak yaptığı tespitler, uyarılar ve çözüm önerileri önem arz etmektedir. Bu makalede Sivâsî’nin müteşeyyih kimseler hakkındaki düşünceleri zikredilmekle birlikte kendinden önce bu konuda görüş bildiren isimlerle benzer ve farklı yönlerine de işaret edilmiştir. Çalışmada Sivâsî’nin sahte şeyhlere dair değerlendirmeleriyle tasavvufta bir iç tenkit geleneği olarak kabul edilebilecek bu usulün kendinden önceki ve sonraki isimler arasındaki konumuna da vurgu yapılmıştır.
dc.identifier.doi10.47424/tasavvur.970478
dc.identifier.endpage1144
dc.identifier.issn2619-9130
dc.identifier.issue2en_US
dc.identifier.startpage1109
dc.identifier.trdizinid499567
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.47424/tasavvur.970478
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/499567
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.11776/13843
dc.identifier.volume7
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectHakiki Mürşitler
dc.subjectŞems-i Sivâsî
dc.subjectİrşâdü’l-avâm
dc.subjectSahte Şeyhler
dc.subjectAldanış Psikolojisi
dc.subjectTasavvuf
dc.titleŞems-i Sivâsî’nin İrşâdü’l-Avâm Adlı Mesnevîsi Bağlamında Müteşeyyih Kimselere Dâir Görüşleri ve Değerlendirilmesi
dc.typeArticle

Dosyalar