AS/AZ – AORSİ/ARSİ BOYLARININ “TÜRK” KÖKENLERİ ÜZERİNE
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2022
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Araştırmacılar tarafından genellikle Orta Çağ’daki Alanlar (Alanorsi) ile aynileştirilen Aslar ve Aorsi/Arsiler, atlı-savaşçı bozkır kültürünün ün yapmış boyları arasında tarih sahnesindeki yerlerini almışlardır. Kökenleri hakkındaki tartışmalar her zaman olduğu gibi subjektif Batı-merkezci (bu “tesirli” akıma bir çok Rus ve hatta yakın dönem Çinli araştırmacıları da dahildir) bir anlayışla İndo-İrani göçebeler dairesinde konumlandırılmıştır. Yazılı kaynaklarda adları ilk kez Strabon’un Coğrafya adlı eserinde geçen Aslar (Asi), Greko-Baktirya Krallığının yıkımına sebep olan Saka hücumundaki dört gruptan biri olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Justinus’un Epitome’sinde ise Asian şeklinde geçen bu kavimin Toharların kralları oldukları ve Sarauca/Sacaraulilere son verdikleri belirtilmektedir. Kısacası İç Asya’nın çetin coğrafyalarında yoğrulup gelen bu halkların arasındaki en kuvvetli ya da kuvvetle muhtemel lider pozisyondaki halkın Aslar olduğu anlaşılmaktadır. Aorsi/Arsi adı ise açık bir şekilde yazılı kaynaklarda ilk kez Batı yönünde MÖ I. yüzyılda yapılan büyük Sarmat göçünün lider kabilesi olarak Strabon’da geçmektedir. Daha öncesinde bu göçün sebebi ise Çin kaynakları tarafından açıklanmaktadır: Kazakistan merkezli Kangju devletinin Aral gölü civarındaki Yancai/Yen-ts’ai ülkesine saldırarak topraklarını istila etmesi. Bu bağlamda Batı kaynaklarındaki Sarmatlar (Sauromat) Çinlilerin Yancaileri olduğu anlaşılmaktadır. Doğu ve Batı kaynaklarında verilen bilgiler gerek Asların gerekse de Arsilerin tipik atlı-savaşçı bozkır kavimleri olduklarını gösterirken, genel itibariyle Eski Çağ’ın Saka (İskit) dünyasının bir parçası olarak kabul edilmişlerdir. As ve Arsi terimleri gerek Çinliler tarafından Yuezhi olarak adlandırılan İç Asyalı bozkır kavminin transkripsiyonlarından biri (arsi/asi/arki) – hatta bazı hipotezlere göre “yönetici boyu” – gerekse de onlar ve Uygurlarla yakın ilişkileri olan Toharlarla bağlantılı olarak (Orta Çağ Uygur metinlerinde Tohar lisanının yerel adı: ?r?i’) karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda As, Doğu Türkistan – Güney Kazakistan’ın kadim Türk boylarından Usunlar ve Gök Türklerin yönetici uruğu Aşina ile de ilişkilendirilmiştir. Arsi ise ilginç bir biçimde Arsilas şeklinde VI. yüzyıl Bizans kaynaklarında (Menander Protektor) Gök Türklerin “yaşlı-kıdemli” idarecisi şeklinde kendine yer bulmuştur. Orta Çağ’da genel itibariyle Alanlar ile özdeşleştirilen As-Arsi grubu, esas olarak kuvvetle muhtemel Az/As formu biçiminde Gök Türk ve bilhassa On-Okların (Türgiş) önemli bir boyu olarak yerlerini almışlardır. Çin kaynaklarında On-Ok konfederasyonunun Nushibi kanadının beş boyundan biri Axijie/A-hsi-chieh (Ärski?/*Asigi?) olarak görülürken, İslam kaynaklarında ise Tuhsilerle birlikte Türgişlerin asli iki boyundan biri oldukları anlaşılmaktadır. Gök Türk ve Uygur yazıtları ile Güney Sibirya’daki muhtelif taş yazıtlarda adları geçen bu boyun gerek yazılı kaynaklar gerekse de arkeolojik materyaller ile desteklenen tarihsel konumu onların Gök Türk, Türgiş ve Kırgız etnogeneslerinin oluşumunda da etkin bir rol oynamış olabileceklerini göstermektedir. Günümüzde Kafkasya ve Orta Asya – Güney Sibirya hattında As/Az endonimini ve/veya etnonimini, Karaçay-Balkarlar (onlar için ayrıca Alan tabiri de kullanılmaktadır), Kırgızlar, Özbekler, İtil Tatarları, Altaylılar, Güney Sibiryalı Telengütler gibi muhtelif Türk grupları arasında varlığını sürdüğü bilinmektedir.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
4
Sayı
7