Roger Garaudy’ye Göre İslam Toplum Medeniyeti ve Çöküş Nedenleri

dc.contributor.authorSulhan, Mehmet
dc.date.accessioned2024-10-29T17:55:02Z
dc.date.available2024-10-29T17:55:02Z
dc.date.issued2023
dc.departmentTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
dc.description.abstractİslam Toplumunun temel kaynakları genel olarak Kur’ân, sünnet, akıl, bilim ve kültürdür. Hz. Muhammed’in 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicreti ile meydana gelen İslam toplumu yeni bir medeniyetin başlangıcı olmuştur. Bu medeniyet dil, renk, ırk, coğrafya, kan bağı ve milliyet esaslarını aşan temeli inanç birliğine dayanan bir toplum oluşturmuştur. Fransız asıllı Müslüman Filozof Roger Garaudy’ye göre bu toplum, o güne kadar gelenlerden çok daha farklı, evrensel ve aşkın bir karakter taşıyordu. Çünkü peygamberin geldiği Arap toplumunun esasları bunların aksine kabile, asabiyyet ve milliyet esaslarına dayanıyordu. Bu toplum zengin-fakir, erkek-kadın, köle-efendi ve siyah-beyaz ayrımlarını esas alırken, İslam toplumu tüm bu ayrımları kaldırarak eşitlik, adalet, hak, hukuk ve takva esaslarına dayanıyordu. İslam toplumu, maddi ve manevi yönü olan hem dünya hem de ahiret mutluluğunu esas alan İslam dininin oluşturduğu çift yönü olan bu toplumun amacı, Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker / iyiliği emretmek kötülükten men etmektir. Böylece söz konusu medeniyet hem kendi toplumsal yapısını güçlendiriyordu hem de dünya barışına katkı sağlıyordu. Garaudy, İslam medeniyetinin orijinal değil toplama ve taklit ürünü bir karakter taşıdığını söyleyenlere karşı çıkarak bu medeniyetin orijinal ve asil olduğunu kaynağının da vahye dayandığını söylemektedir. İslam medeniyetinin yayıldığı coğrafyada Sasani, Bizans, Mezopotamya, Afrika, Hint ve Çin medeniyetleri gibi tarihe damga vurmuş olan büyük medeniyetlerin etkili oldukları bir bölgedir. Garaudy, üç kıtaya hâkim olmuş bu büyük medeniyetin çöküş nedenlerini de canlı ve dinamik karakterini kaybetmesine bağlamakla birlikte diğer bazı nedenleri de sıralamaktadır. Bunların en önemli olanlarının mezhep taassubu ve Müslümanların Kur’ân’ı anlamaktan uzaklaşmaları olduğunu belirtmiştir. Ona göre Kur’ân sadece yedinci asra hitap eden bir kitap değildir. O, Kur’ân’ın her çağa kendi şartları dahilinde hitap ettiğini söylemektedir. İlahî vahyin bu hitabının tam olarak anlaşıldığı dönemlerde İslam toplumu birçok alanda zirveleri görmüştür. Örneğin Endülüs Emevîleri döneminde İslam medeniyeti tüm dünyada en gelişmiş ülke konumuna yükselmiştir. Fakat ana kaynaklarından uzaklaşınca gerileme başlamış ve İslam medeniyeti bir çöküşe doğru gitmiştir.
dc.identifier.doi10.47424/tasavvur.1253014
dc.identifier.endpage501
dc.identifier.issn2619-9130
dc.identifier.issue1en_US
dc.identifier.startpage483
dc.identifier.trdizinid1183294
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.47424/tasavvur.1253014
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1183294
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.11776/13735
dc.identifier.volume9
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectMedeniyet
dc.subjectToplum
dc.subjectİslam
dc.subjectRoger Garaudy
dc.subjectÇöküş
dc.titleRoger Garaudy’ye Göre İslam Toplum Medeniyeti ve Çöküş Nedenleri
dc.typeArticle

Dosyalar