SEYYAHLARA GÖRE XVII. YÜZYILDA SAFEVİ DEVLETİ’NDE GÜNLÜK YAŞAM
Küçük Resim Yok
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Çalışmamıza, XVII. yüzyılda Safevileri ziyaret eden, Adam Olearius, Jean Baptiste Tavernier, Jean Chardin, Sanson, Ambrosio Bembo, Engelbert Kaempfer ve Gemelli Careri’nin seyahatnameleri kaynaklık edecektir. Seyyah notlarına göre birçok toplumun bir arada yaşadığı Safevi Devleti’nde canlı bir sosyal hayat mevcuttu. Çoğunluğu Müslümanların oluşturduğu halk ile birlikte Gayrimüslim topluluklar Safevi toplum yapısının temelini oluşturmakta ve hep birlikte sükûnet içinde yaşamaktaydılar. Sosyal yaşam özellikle başkentte ve barış zamanlarında oldukça canlıydı. Ticaret, tarım ve günlük işler ile uğraşanların yanı sıra bazıları eğitim alıyor, bazıları ise ya kahvehanelerde zaman geçiriyor ya da hamam gibi faklı sosyalleşme alanlarına yöneliyordu. Hamamlara sadece temizlenmek için değil sosyalleşmek için de gidiliyordu. Genelde grup halinde gidilir, uzun süre sohbet edilir ve nargileler içilirdi. Hamamlarda özellikle kadınlar erkeklerden daha çok zaman geçirir ve çeşitli aktiviteler ile eğlenirlerdi. Eğitime ve ilim adamlarına önem gösterilirdi. Farsça’nın yanı sıra Türkçe eğitim verilir; İbranice, Yunanca ve Latince yerine ilim ve bilim dili olarak Arapça kullanılırdı. Medreseleri genellikle zengin hayırseverler yaptırıyordu. Ancak medreseden önce kervansaray, hamam, kahvehane, pazar ve bağ inşa ediliyordu. Zira bu yerler ile medresenin geliri sağlanıyordu. Bu binaları yapanlar yaşadıkları süreçte gelirleri topluyor ve dağıtıyordu. Öğrencilerin öğrendikleri ilimler; geometri, matematik, hitabet, şiir, fizik, ahlak, astronomi, felsefe ve hukuk idi. Safevi döneminde hukuk, şer’î ve örfî olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Örfî hukuk her bölgenin geleneklerine göre uygulanırdı. Örfî hukuk kurallarının işletilmesi Divanbeği ve Daruga tarafından yapılmaktaydı. Şer’î hukuk kurallarında ise Sadr, Kadı ve Şeyhülislam’dan yardım alınmaktaydı. Safevi toplumu günü dörde bölmekteydi. Müneccimlik Safevilerde önemli bir yere sahipti. Genelde zengin insanlar yanlarında daima bir müneccim bulundururdu. Gün başladığında günün nasıl geçeceği onlara sorulurdu. Ayrıca her yıl hastalıkların, savaşların ve kıtlıkların olup olmayacağı yazılan takvimler satılırdı. Bu takvimlere çok itibar edilirdi. Elinde takvim olanlar işlerini buna göre planlardı. Safevilerde giyim döneme göre farklılık arz etmekteydi. İngiliz ve Hollandaların ticaret için İran’a gelmesi ile giyim ve süslenme çok yaygınlaştı. Orta seviyedeki insanlar Hollanda ve İngiliz kumaşlarından giyerken, fakirler keten ve daha sert kumaşları giyerlerdi. Kumaşlarda siyah renk yerine genellikle mor, mavi ve yeşil kullanılırdı. Tıpta İbn-i Sina’yı ve Galenus’u örnek alan Safevi doktorlarının elinde birçok kitap vardı. Yaygın hastalıklar, zatürre, karın ağrısı, tifo, kanlı ishal, saç kıran ve yılancık hastalığı idi Doktorların evlerinin yanında küçük bir dükkânı olurdu. Hastaların teşhisi için öncelikle idrara bakmaktaydılar. Hasta kendi idrarlarını bir şişede getiriyor, doktor önce idrarın rengine, ardından hastanın diline, daha sonra ise nabzına ve kalp atışlarına bakıyordu. Muayeneyi bitirdikten sonra çırağına ilaç hazırlatıyor ve onu nasıl kullanması gerektiğini yazarak hastayı gönderiyordu.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Sağlık, Adalet, Safeviler, Eğitim., Günlük Yaşam
Kaynak
Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
6
Sayı
11