Primipar gebelerde plasenta yerleşim yerinin maternal ve fetal sonuçları

Küçük Resim Yok

Tarih

2023

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı primipar gebelerde ikinci trimesterde ultrasonografik inceleme ile plasental yerleşim yerinin saptanarak bu plasental yerleşimin gebelik sürecindeki komplikasyonlara, doğuma, postpartum maternal ve fetal sonuçlara etkisini değerlendirmektir. Yöntem ve Gereç: Bu çalışma retrospektif tanımlayıcı bir çalışma olup 01 Ocak 2020 ile 01 Ekim 2022 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği antenatal polikliniğine başvuran gebelerden çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 250 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastaların ikinci trimesterde ultrasonografi yardımıyla saptanan plasental yerleşim yerleri kayıt altına alındı. Plasental yerleşim yeri ile gebelik komplikasyonları, doğum şekli, doğum haftası, maternal sonuçlar, yenidoğan tartısı, yenidoğan Apgar skoru, yenidoğan ybü takip ihtiyacı , kordon kan gazı vb parametreler karşılaştırıldı. Bulgular: Olguların ortalama yaşı 24,59±5,11 yıldı. Olguların %41,2'sinde komplikasyon görüldü. En sık görülen komplikasyon %37,9 ile Fetal distress olarak saptandı. Sırasıyla IUGR , GDM, Preeklampsi, GHT , Oligohidramnios takip etti. Komplikasyon görülme oranları ve komplikasyon türleri, plasenta yerleşim yerlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. (p<0,05) Doğum öncesi ve doğum sonrası maternal hemoglobin ölçümleri arasında plasenta yerleşim yerine göre farklılık saptanmadı. (p:0,762; p<0,05) Yine benzer şekilde plasenta yerleşiminin istatistiksel olarak doğum haftası, doğum şekli, yenidoğan tartısı, Apgar skoru ve ybü takip ihtiyacını öngörmede etkisi olmadığı belirlendi. (p<0,05). Kord kan gazı PH, PO2, PCO2 ve laktat değerlerinde plasenta yerleşim yerine göre istatistiksel farklılık saptanmazken glukoz değerlerinde anlamlı bulgu elde edildi. (p=0,009; p<0,05) Posterior yerleşimli plasentaya sahip olgularda doğum sonrası kordon kan gazındaki glukoz değeri, sağ lateral yerleşime göre daha yüksek saptandı. Sonuç: Çalışmamızda primipar gebelerde kordon kan gazı parametreleri ile plasenta yerleşim yeri karşılaştırıldığında kord kan gazı glukozunun; posterior yerleşimli plasentası olanlarda, sağ lateral yerleşimli plasentaya sahip olanlara göre daha yüksek olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Plasenta yerleşim yeri, gebelik komplikasyonları, kord kan gazı, neonatal sonuçlar
Objective: The aim of this study was to determine the placental location by ultrasonographic examination in primiparous pregnant women in the second trimester and to evaluate the effect of this placental location on complications during pregnancy, delivery, postpartum maternal and fetal outcomes. Material and Methods: This study is a retrospective descriptive study and 250 patients who met the inclusion criteria among pregnant women who applied to the antenatal outpatient clinic of Tekirdağ Namık Kemal University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology between 01 January 2020 and 01 October 2022 were included in our study. The placental locations of the patients, which were detected in the second trimester by the ultrasonography, were recorded. Placental location was compared with pregnancy complications, mode of delivery, delivery week, maternal outcomes, neonatal weight, neonatal Apgar score, need for neonatal intensive care unit follow-up, cord blood gas etc. Results: The mean age of the patients was 24.59±5.11 years. Complications were observed in 41.2% of the cases. Fetal distress was the most common complication with 37.9%. IUGR, GDM, Preeclampsia, GHT, Oligohydroamnios followed by fetal distress. No statistically significant difference was found when complication rates and types of complications were compared according to placenta location (P<0.05). There was no difference between prenatal and postnatal maternal haemoglobin measurements according to placenta location (p:0,762; p<0,05). Similarly, it was determined that placenta placement had no statistically significant effect on the prediction of birth week, mode of delivery, neonatal weight, Apgar score and the need for intensive care unit follow-up (p<0.05). While no statistical difference was found in cord blood gas PH, PO2, PCO2 and lactate values, significant findings were obtained in glucose values (p=0,009; p<0,05). Postnatal cord blood gas glucose value was found to be higher in patients with posteriorly located placenta compared to right lateral location. Conclusion: In our study, in the comparison of cord blood gas parameters and placental location, cord blood gas glucose was found to be higher in patients with posteriorly located placenta compared to those with right lateral placenta. Keywords: Placenta location, pregnancy complications, cord blood gas, neonatal outcomes

Açıklama

Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

Anahtar Kelimeler

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye