Liberal feminizm bağlamında Angela Merkel'in siyasi mücadelesi ve ortaya çıkan lider profili
Küçük Resim Yok
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Feminizm, erkeğin sahip olduğu tüm haklara kadının da sahip olması gerektiğini savunan ve kadının toplum içindeki rolünü genişletmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Teori, uluslararası sistemdeki olay ve olguların açıklanması için toplumsal cinsiyetin analizlere dahil edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Liberal feminizm, kadın ile erkeğin bütün alanlarda eşit haklardan yararlanması gerektiğini savunurken özellikle, kadının siyasi kurumlarda yer alması ve temsil edilmesi gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Kadın, siyasi yaşama katılımında, cinsiyetinden dolayı ikincil konuma itilmekte, siyasette hakim olan erkek egemen yapının da etkisiyle birçok engel ile karşılaşmaktadır. Bu engellerin ortadan kaldırılmasıyla siyasi yaşamda başarılı olabilecektir. Angela Merkel, 2005 yılından 2021 yılına kadar dört dönem Almanya Şansölyeliğini yürüten dünya siyasetinin en etkili liderleri arasındadır. Merkel, 2000 yılında partisi CDU' nun ilk kadın başkanı olmuştur. CDU, toplumsal cinsiyet açısından ileride olan ve kadın problemlerini esas alan bir parti profilinde değildir. Merkel parti içinde ve siyasi yaşamında birçok engel ile karşılaşmış bu engelleri aşarak siyasi kariyerinde yükselebilmiştir. 2005 yılında şansölye seçildiğinde ülkesinde bu görevi yapan ilk kadın olurken en genç şansölye unvanına da sahiptir. Bu tez liberal feminizm varsayımlarıyla erkek egemen siyasi yaşamda kadının cinsiyetinden dolayı önüne çıkan engeller arasındaki ilişkiyi ve bu engeller ortadan kaldırıldığında kadının siyasi yaşamda başarılı olabileceğini açıklamayı amaçlamıştır. Liberal feminizm perspektifinden siyasal yaşamda kadının önüne çıkan engellerin Angela Merkel özelinde incelenmesinin sebebi şansölyenin bir kadın olarak hem Alman siyasetinde hem de dünya siyasetindeki etkin rolüdür. Anahtar Kelimeler: Angela Merkel, Kadın, Liberal Feminizm, Siyasi Yaşam
Feminism is an approach that advocates that women should have all the rights that men have and that aims to expand the role of women in society. The theory argues that gender should be included in the analysis in order to explain the events and phenomena in the international system. While liberal feminism argues that women and men should enjoy equal rights in all fields, it especially emphasizes the necessity of women's participation and representation in political institutions. Women are pushed to a secondary position in their participation in political life because of their gender, and they face many obstacles due to the influence of the male-dominated structure in politics. With the removal of these obstacles, he will be able to be successful in political life. Angela Merkel is among the most influential leaders of world politics, serving as Chancellor of Germany for four terms from 2005 to 2021. Merkel became the first female president of her party, the CDU, in 2000. The CDU is not a gender-progressive party based on women's issues. Merkel faced many obstacles within the party and in her political life, and she was able to rise in her political career by overcoming these obstacles. When she was elected chancellor in 2005, she became the first woman to hold this position in her country, and also the youngest chancellor. This thesis aims to explain the relationship between the assumptions of liberal feminism and the obstacles that women face in male-dominated political life due to their gender, and that women can be successful in political life when these obstacles are removed. The reason for examining the obstacles in front of women in political life from the perspective of liberal feminism in the context of Angela Merkel is the active role of the chancellor as a woman in both German politics and world politics. Key Words: Angela Merkel, Liberal Feminism,
Feminism is an approach that advocates that women should have all the rights that men have and that aims to expand the role of women in society. The theory argues that gender should be included in the analysis in order to explain the events and phenomena in the international system. While liberal feminism argues that women and men should enjoy equal rights in all fields, it especially emphasizes the necessity of women's participation and representation in political institutions. Women are pushed to a secondary position in their participation in political life because of their gender, and they face many obstacles due to the influence of the male-dominated structure in politics. With the removal of these obstacles, he will be able to be successful in political life. Angela Merkel is among the most influential leaders of world politics, serving as Chancellor of Germany for four terms from 2005 to 2021. Merkel became the first female president of her party, the CDU, in 2000. The CDU is not a gender-progressive party based on women's issues. Merkel faced many obstacles within the party and in her political life, and she was able to rise in her political career by overcoming these obstacles. When she was elected chancellor in 2005, she became the first woman to hold this position in her country, and also the youngest chancellor. This thesis aims to explain the relationship between the assumptions of liberal feminism and the obstacles that women face in male-dominated political life due to their gender, and that women can be successful in political life when these obstacles are removed. The reason for examining the obstacles in front of women in political life from the perspective of liberal feminism in the context of Angela Merkel is the active role of the chancellor as a woman in both German politics and world politics. Key Words: Angela Merkel, Liberal Feminism,
Açıklama
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Küreselleşme ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
Anahtar Kelimeler
Uluslararası İlişkiler, International Relations