Yazar "Delen, Halil İbrahim" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ba?ran Mu?tazilite Theology: Ab? ?Al? Mu?ammad b. Khall?d’s Kit?b al-u??l and its reception. A Critical Edition of the Ziy?d?t Shar? al-u??l by the Zayd? Im?m al-N??iq bi-l- ?aqq Ab? ??lib Ya?y? b. al-?usayn b. H?r?n al-Bu???n? (d. 424/1033), Leiden: Brill, 2010.(2024) Delen, Halil İbrahimİncelenen kitap, Ebû Hâşim el-Cübbâî'nin önde gelen öğrencilerinden İbn Hallâd el-Basrî (ö. IV./X. yüzyılın ortaları ) tarafından yazılmış olan Kitâbü’l-U?ûl ve onun şerhi olan Şer?u’l-U?ûl adlı eserdir. Bu eser, Sabine Schmidtke ve D. E. Sklare tarafından yürütülen Mu‘tazilite Manuscripts Project / Mu‘tezilî Elyazmaları Projesi'nin sonucunda ortaya çıkmış ve Camilla Adang, Wilferd Madelung ve Sabine Schmidtke tarafından tahkikli neşri yapılarak yayımlanmıştır. “Zeydî İmâm en-Nâtık bi'l-hakk Ebû Tâlib Ya?yâ b. el-Hüseyin b. Hârûn el-Bu??ânî'nin (ö. 424/1033) Ziyâdât Şer?u'l-u?ûl'ünün Tahkikli Neşri” başlığını taşıyan çalışma, İbn Hallâd’ın Kitâbü’l-U?ûl’ü ve onun tamamlanmamış şerhi olan Şer?u’l-U?ûl'den alıntılarla başlamaktadır. Ardından, İbn Hallâd'ın tamamlanmamış şerhine ek olarak yazılan çeşitli alıntılar gelmektedir ki bunlar da genelde K?dî Abdülcebbâr’ın Şer?’indedir. Daha sonra, Zeydi imam Nâtık-Bilhak’ın açıklamaları eklenmekte ve son olarak, öğrencisi ve eserin müstensihi Ebü’l-??sım A?med b. Mehdî el-Hasan’ın açıklamalarıyla metin tamamlanmaktadır. Metinde usûl-ü hamse doğrudan tanımlanmamış olmasına rağmen, okuyucu bu ilerleyişin farkına varabilir. Tevhidle başlayan metin, adalet konularına geçiş yapar, ardından va‘d-vaîd kısmı gelir ve nihayetinde ecel, rızık, kaza ve kader gibi konularla son bulmaktadır.Öğe Bağdat Felsefe Okulunun Son Temsilcisi İbnü’s-Sem? ve Etkileşim Ağı(2024) Delen, Halil İbrahimBu araştırmanın temel hedefi kaynaklarda hakkında az bilgi bulunan Bağdat felsefe okulunun son dönem temsilcisi İbnü’s-Sem? (öl. 418/1027) ve onun etkileşim ağının tespitidir. Özellikle Aristoteles’in Retorika ve Fizik eserlerinin günümüze ulaşmasında önemli emeği olan İbnü’s-Sem?’in iki farklı risalesi de bulunmaktadır. İbnü’s-Sem?’in Bağdat’ta Yahyâ b. Adî’nin yerini alması ve Aristoteles’in eserlerini okutması farklı dinî gruplara mensup öğrencilerle etkileşim kurmasına yol açmıştır. Özellikle son dönem Mu‘tezile’sinin en önemli siması Ebü’l-Hüseyin el-Basrî’nin felsefeye olan ilgisi İbnü’s-Sem?’in katkısıyla başlamış ve bunun akabinde kelâm ilmi içerisinde felsefî yöntemi de gözeterek yeni bir yöntem teklifinde bulunmuştur. Çalışmanın temel hedefi kısıtlı sayıdaki İbnü’s-Sem? hakkında araştırmalara ilave veya alternatif olarak Retorika ve Fizik’in yazmalarından, kendi yazmış olduğu risalelerden ve özellikle etkileşim ağından hareketle İbnü’s-Sem?’in entelektüel biyografisini inşâ etmeye çalışmaktır. Çalışmanın neticesinde İbnü’s-Sem?’in Aristoteles metinlerini anlama çabasının, onu Retorik ve Fizik gibi kilit metinlerin yeni çevirilerini hazırlamaya sevk etmiş olduğu ve böylece daha önceki Süryânice ve Arapça çevirileri karşılaştırıp istinsah etmeye yönelttiği teyit edilmiştir. Ayrıca onun Aristoteles metinlerine olan ilgisi bu metinleri derslerde okutarak şerh etmesine zemin hazırlamıştır. Diğer taraftan İbnü’-Sem?’in tevarüs ettiği geleneği canlı tutma çabası Aristotelesçiliği Bağdat’ta ve dolayısıyla tüm İslâm dünyasında hâkim felsefî paradigmaya dönüştürmüştür.Öğe Beytümānî’nin Risâle Ḥablullahi’l-Metîn fî Akīdetiş-Şeyhi’l-Ekber Muhyiddîn Adlı Eserinin Tahkikli Neşri(2019) Erbakan, İyat; Delen, Halil İbrahimİbnü’l-Arabî’nin sıkı takipçisi olan ve döneminin önde gelen sufilerinden kabul edilen Abdülganî b. İsmâîl en-Nâblusî’nin öğrencisi tarafından kaleme alınan “Risâle Hablullahi’l-Metîn fî Ak?detiş-Şeyhi’l-EkberMuhyiddîn” adlı bu risale 18. yy da İbnü’l-Arabî’nin görüşleri etrafındatoplanmış Şam’daki önemli bir sufî hareketin konumunu gözler önünesermektedir. Risalenin baş tarafından anladığımız kadarıyla Şam’daİbnü’l-Arabî’nin itikadi görüşlerini okutmak amacıyla Nâblusî’nin özelbir ders halkasının olduğu anlaşılmaktadır. Bu ders halkasında İbnü’lArabî’nin itikadi görüşlerinin okutulup daha sonra şeriate uygun olduğunun tekid edilmeye ve delillendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.Bu bize o dönemde Şam’da olan tasavvufi ortamın en önemli özelliğinigöstermektedir ki o tarikatle şeriatın bir götürülmesi veya diğer bir ifade ile aralarının bulunmasıdır. Bu nedenle Şam Tasavvuf çevresindediğer tasavvufi mecralarda ortaya çıkan ayinler/uygulamalar gözükmemektedir. Yazarın dönemindeki bazı sufilerin Allah’a ulaşmak amacıyla şer’î emirlere muhalif bazı tasarruflarını eleştirmesi de bunu destekler mahiyettedir. Bu hassasiyetinden dolayı -şer’î naslara bağlılığı veverdiği önemin ortaya çıkması amacıyla- fikri sorulduğunda ayet vehadislerle delillendirmeye özen gösterdiğini görüyoruz. Şam’da önemlitarikat şeyhlerinden birisi olan müellif -risalenin başında da beyan ettiği üzere- yanlış algıları düzeltmek, müridlerine tasavvuf eğitimine başlamadan sahih itikadi bilgileri öğretmek ve sufilerin sahih inanç sistemini müdellel olarak ifade etmek amacıyla bu risaleyi kaleme almıştır.Buradan anlıyoruz ki o avamın ve havassın inancını ayırmakta müridlerine İbnü’l-Arabî’nin ulaştığı havas seviyesine ulaşmalarını nasihat etmektedir. Müellif müridlerin gönüllerine sahih inanç esaslarının yerleşmesi amacıyla salihlerin sohbetine önem göstermelerini tavsiye etmekte ve onların sorunlu gördüğü hal, davranış ve söylemleri karşısında doğruyu açıklamaktadır. Müellif risalenin sonunda -sahih akaidiuyguladıktan sonra- müride gereken salih amellerden ayet ve hadislerle müdellel bir şekilde bahsederek risalesine son vermektedir.Öğe Hüseyin b. Tu'me el-Beytümanî'nin Risâle Hablullahi'l-Metîn fî Akidetiş-Şeyhi'l-Ekber Muhyiddîn Adlı Eserinin Tahkikli Neşri(2019) Erbakan, İyat; Delen, Halil İbrahimİbnü’l-Arabî’nin sıkı takipçisi olan ve döneminin önde gelen sufilerinden kabul edilen Abdülganî b. İsmâîl en-Nâblusî’nin öğrencisi tarafından kaleme alınan “Risâle Hablullahi’l-Metîn fî Ak?detiş-Şeyhi’l-EkberMuhyiddîn” adlı bu risale 18. yy da İbnü’l-Arabî’nin görüşleri etrafındatoplanmış Şam’daki önemli bir sufî hareketin konumunu gözler önünesermektedir. Risalenin baş tarafından anladığımız kadarıyla Şam’daİbnü’l-Arabî’nin itikadi görüşlerini okutmak amacıyla Nâblusî’nin özelbir ders halkasının olduğu anlaşılmaktadır. Bu ders halkasında İbnü’lArabî’nin itikadi görüşlerinin okutulup daha sonra şeriate uygun olduğunun tekid edilmeye ve delillendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.Bu bize o dönemde Şam’da olan tasavvufi ortamın en önemli özelliğinigöstermektedir ki o tarikatle şeriatın bir götürülmesi veya diğer bir ifade ile aralarının bulunmasıdır. Bu nedenle Şam Tasavvuf çevresindediğer tasavvufi mecralarda ortaya çıkan ayinler/uygulamalar gözükmemektedir. Yazarın dönemindeki bazı sufilerin Allah’a ulaşmak amacıyla şer’î emirlere muhalif bazı tasarruflarını eleştirmesi de bunu destekler mahiyettedir. Bu hassasiyetinden dolayı -şer’î naslara bağlılığı veverdiği önemin ortaya çıkması amacıyla- fikri sorulduğunda ayet vehadislerle delillendirmeye özen gösterdiğini görüyoruz. Şam’da önemlitarikat şeyhlerinden birisi olan müellif -risalenin başında da beyan ettiği üzere- yanlış algıları düzeltmek, müridlerine tasavvuf eğitimine başlamadan sahih itikadi bilgileri öğretmek ve sufilerin sahih inanç sistemini müdellel olarak ifade etmek amacıyla bu risaleyi kaleme almıştır.Buradan anlıyoruz ki o avamın ve havassın inancını ayırmakta müridlerine İbnü’l-Arabî’nin ulaştığı havas seviyesine ulaşmalarını nasihat etmektedir. Müellif müridlerin gönüllerine sahih inanç esaslarının yerleşmesi amacıyla salihlerin sohbetine önem göstermelerini tavsiye etmekte ve onların sorunlu gördüğü hal, davranış ve söylemleri karşısında doğruyu açıklamaktadır. Müellif risalenin sonunda -sahih akaidiuyguladıktan sonra- müride gereken salih amellerden ayet ve hadislerle müdellel bir şekilde bahsederek risalesine son vermektedir.Öğe İmâm Mâturîdî'nin Âlemin Ontolojik Yapısı Hakkında Filozofları Eleştirisi, Tahir Uluç(2020) Delen, Halil İbrahim[No Abstract Available]Öğe Kadı Abdülcebbar’ın Sâbiîliğe Tevhid Eksenli Yönelttiği Eleştiriler(Namık Kemal Üniversitesi, 2016) Delen, Halil İbrahimBu makalede Mutezile mezhebinin önemli isimlerinden Kadı Abdülcebbar’ın tevhîd inancı merkezli Sabîiliğe yöneltmiş olduğu eleştirileri ele alınmaktadır. Kelam âlimleri tevhîd ilkesini Kur’an merkezli tespit ettikleri gibi, aynı zamanda karşılaşılan yeni dinî akımlara karşı bunu ispat etmeye, savunmaya ve bu inanç ilkesine ters buldukları akımları da eleştiriye tabi tutmaya gayret göstermişlerdir. Kadı Abdülcebbar’ın görüşleri de tevhîd eksenli gelişen bu tartışmalar içerisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Kadı Abdülcebbar Sabiîliğin inanç esaslarını ele almış, çeşitli yönlerden tenkit etmiştir. Temel olarak vurguladığı nokta cisimlerin kadim olamayacağı gibi kadim bir varlığın da hâdislik emerasi taşıyamayacağıdır. Genel anlamda cisimlere kadimlik izafe edilmesi noktasında tevhîd ilkesinden sapmalar başlamaktadır.Öğe Lutfi Paşa'nın İman Risalesi: İnceleme ve Tahkik(2020) Harman, Vezir; Delen, Halil İbrahimKanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden- İşkodralı Lutfi Paşa tarih, siyasetname vesavaş sanatı gibi alanlarda meşhur eserler kaleme almış bunlara ilave olarak İslamîilimlere dair bilhassa da de kelam sahasında çeşitli risaleler yazmıştır. Bu çalışmadaLutfi Paşa’nın Risâle fî Beyâni Asli’l-Îmân ve Cevherihi ve Sıfâtihi adlı risalesinintahkikli neşri yapılacaktır. Lutfi Paşa’nın bu risalesi kelam ilmi açısındandeğerlendirilecek, risalenin telif sebebi araştırılacak, risalede yer alan görüşlerin klasikkelam kaynaklarındaki konumu tespit edilemeye çalışılacaktır. Lutfi Paşa’nın burisalesinin konumu, kaynakları araştırılacak olup Lutfi Paşa’nın kendi görüşleri de izahedilecektir.