Çetintaş, Recep2024-10-292024-10-2920202619-9130https://doi.org/10.47424/tasavvur.782990https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/483776https://hdl.handle.net/20.500.11776/13796İslâm’ın ilk dönemlerinden başlayarak âlimler neshin mahiyeti, delilleri ve Kur’an’da geçen emir ve nehiy ifadeleri yanında haber ifadelerinin neshin konusu olup olmayacağı meseleleri üzerinde yoğunlaşarak bir nesh teorisi meydana getirmişlerdir. Bu bağlamda şer’î hüküm içeren haber ifadelerinin emir ve nehiy manasında oldukları için metninin daha sonra gelen şer’î bir delille nesh edilmesi caiz görülmüştür. Haberin ifade ettiği şeye (medlûl) gelince; Allah’ın sıfatları ve kıyametin kopuşu gibi değişmesi mümkün olmayan şeylerden ise, yalana yol açacağı için, bunun nesh edilmesi caiz görülmemiştir. Bu iki konuda âlimler ittifak etmişlerdir. Geçmişte olanları ve gelecekte olacak hâdiseleri bildiren haberin ifade ettiği şeyin neshin konusu olup olmayacağı konusunda ise ihtilafa düşmüşlerdir. Keza vaad ve vaid bildiren haberler ile ebedîlikle kayıtlanan haber ifadelerini neshin caiz olup olmayacağı da tartışma konusu olmuştur. Burada Kur’an’da geçen haber ifadelerinin hangisinin nesh edilmesinin mümkün, hangisinin mümkün olmadığı meselesinin ana hatlarıyla ortaya konulması amaçlanmıştır.tr10.47424/tasavvur.782990info:eu-repo/semantics/openAccessFıkıh Usûlündeki Nesh Teorisine Göre Kur’an’da Geçen Haber İfadelerinin NeshiArticle62731764483776