Kutlu, Hakan2024-10-292024-10-2920192619-9130https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/359283https://hdl.handle.net/20.500.11776/14067Hızır Bey’in Kaside-i Nûniyye adıyla şöhret bulan Cevâhiru’l-akâid adlımanzum kelâm metnine kendisinden sonraki Osmanlı kelâm düşüncesindeşerh edilmesi suretiyle çokça itina gösterilmiştir. Nûniyye etrafında oluşanşerh geleneğin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi, Osmanlı düşüncesininbu uzun soluklu tecrübesine dair çok mühim veriler elde edilmesini sağlayacaktır. Yaklaşık beş yüz yıllık bir zaman dilimini içeren bu tecrübede Nûniyyeüzerine hem Osmanlıca hem de Arapça şerhler yazılırken, ilk şerh olanHâyâlî’nin eseri etrafında hâşiye çalışmaları da oluşmuştur. Bu metne yazılanArapça şerhlerin sonuncusu olma özelliğini taşıyan el-Cevâhiru’l-kalemiyye isetasavvufî kimliği ile tebarüz eden Lâlezârî’nin kaleminden çıkmıştır. Bu çalışma ile Lâlezârî’nin el-Cevâhiru’l-kalemiyye’sinin söz konusu geleneğin içerisindeki konumunu tayin etmemiz, müellif ve eserini daha kapsamlı bir şekilde ihata etmenin beraberinde genel anlamda Kaside-i Nûniyye şerh geleneğininOsmanlı kelâm düşüncesindeki yerinin daha iyi idrak edilmesine de önemlibir katkı sunacaktır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessLâlezârî’nin el-Cevâhiru’l-kalemiyye Adlı Eserinin Kaside-i Nûniyye Şerh Geleneğindeki YeriArticle51417442359283